Gezilerimiz, Türkiye

Derebaşı virajları 2. gün Bayburt Aydıntepe

700binkm aydıntepe bayburt

Dangerous Roads listesinde dünyanın en tehlikeli yolu seçilen Derebaşı virajları, D915 Bayburt – Of yolunu bisikletle geçtik. Hem de mayıs sonunda karlar daha erimemiş, sisler her yeri sarmışken.

Rotamız Bayburt’tan başladı, Aydıntepe, Kuşmer yaylası, Soğanlı geçidi, Derebaşı virajları, Karaçam virajları, Turnalı yaylası, Karester yaylası, Uzungöl, Çaykara üzeri Trabzon’ dan dünyadaki başka tehlikeli yollara doğru devam etti.

Yolculuğumuz ramazan ayının ilk haftasına denk geldi, çok şanslıydık! (27 mayıs – 3 haziran 2017)

Derebaşı virajları 2. gün-Bayburt-Aydıntepe yolculuğu

700binkm bayburt

Sabah yağmurlu bir güne uyandık Bayburt’ta. Önümüzde yaylalar var ve sanki bahar hiç gelmemiş gibi. Yaylalar hala ıssız ve yol üzerinde yerleşim yeri yok. Önce Bayburt kalesine çıkıyoruz. Kalenin M.Ö. si yıllara ait bir tarihi var ve pek çok medeniyet tarafından kullanılmış, tamir edilmiş. Son dokunuşu ise Selçuklular yapmışlar, Trabzon imparatorluğu’ndan gelen saldırılara karşı stratejik bir nokta olarak kaleyi adeta baştan inşa etmişler. En son 1828 Osmanlı-Rus savaşında Ruslar tarafından ciddi anlamda tahribata uğramış. Bugün ise sahipsiz, bakımsız, mahrur tepeden bakıyor insanlara Bayburt kalesi.

Bayburt merkez’de alışveriş

Yola çıkmadan yiyeceğimizi almaya karar veriyoruz. Şehrin içine iniyoruz, merkeze. Burası tarihi bir kent, içinden nehir geçen ve Bayburt kalesi eteklerine kurulmuş bir yerleşim yeri Bayburt. Nehir kenarındaki kahvehaneler ramazan ayında olmamıza rağmen dolu görünüyor. Şaşırıyoruz, çay var mı diye soruyoruz. “Ramazanda ne çayıymış o?” diyen yargılayıcı bakışlarla karşılaşıyoruz. Öylece oturmuş akşamı bekleyen donuk gözlerdeki yabancılaşma şehri terketmenin zamanının geldiği mesajını veriyor. Alışveriş yapıp kahvaltıyı şehir dışında insansız, doğada bir yerde yapmaya karar veriyoruz.

Bayburt çıkışında dolu fırtınası

700binkm bayburt yagmur

Bulutlar hızla toplaşıyor, hava kararıyor, şehri çıkmamıza fırsat vermiyor rüzgar ve yağmur. Ufak bir parkta gördüğümüz yere sığınalım diye koştururken, hemen bisikletlerimize yağmurlukları geçiriyoruz. Bizim için malzemelerimizi korumamız en az kendimizi korumak kadar önemli. Bisiklet yolculuklarımızda tercih ettiğimiz ekipmanların detayı için malzemelerimiz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Kahvaltılığımızı alıp parkın taraçasına geçiyoruz. Birden yağmurdan fırtınalı dolu yağışına dönüyor hava. Ama ne dolu! Kocaman kocaman yağıyorlar, rüzgar taraçanın her yerinden vuruyor, burda daha fazla kalamayız. Parktaki çocuk kaydıraklarının altına zar zor 2 kişi sığışıyoruz. Ve doluyu izlemeye koyuluyoruz! Yarım saat yerimizden kıpırdayamıyoruz, rüzgar çok şiddetli, burda da süremiz doluyor. Marko yakında bir köy evinin girişini buluyor, koşturarak oraya geçiyoruz. Daha şehrin çıkışında müthiş bir süpriz bu. Mayıs ayının sonundayız. Hava buz gibi ve ayakkabılarımız yazlık, bu havaya hiç uygun değil. SPD tırnaklar da var, suyu olduğu gibi içine alıyor! 2-3 saat sonra yağmur yavaştan diniyor ve güneş yüzünü gösteriyor. Saat 14.00 civarı, artık yola koyulabiliriz. Sloganımız: Güneş varsa, biz varız!

Bayburt – Aydıntepe yolu

Şehrin çıkışında Aydıntepe yönüne doğru pedallamaya başlıyoruz. Yol üzerinde çok daha korunaklı yerler olduğunu görüyoruz. Yağmur başlarken az daha dayansak hiç ıslanmayabilirdik. Biraz benim aceleciliğimin ve açlığımın kurbanı olduk sanırım. Yoksa Marko en iyi yeri buluncaya kadar durmazdı. Hava ısınmaya başlıyor. Ağaçsız kurak bir coğrafyada Soğanlı dağlarını karşımıza alarak yolculuğa başlıyoruz. Kargaların tepesinde uçtuğu, kokusu burnumuzu yakmaya başlayan bir tepecik görüyoruz uzaktan. Şehrin görünmeyen yönü, çöplük yığınları, yol kenarında öylece duruyor. Köpekler ve kuşların dışında kimse yok. Asılıyoruz pedallara! Burayı hızla geçmek ve arkada bırakmak istiyoruz, yoksa nefes almak mümkün değil. İnsanlar arabalarıyla geçiyor, kapalı bir metal yığınında, doğadan ve çevrelerinden kopmanın etkisiyle bu durumu yok sayıyorlar.

700binkm bayburt aydintepe yolu

Bayburt’ta mutlaka görülmesi gereken yerler

Çöp yığınlarını ve Bayburt’u geride bırakıyoruz. Aslında Bayburt’ta mutlaka görülmesi gereken yerler arasında Baksı müzesi var. İçinde konuk evleri, atölye, sergi salonları ve kütüphaneyi barındıran komplekste rahatlıkla çadır da kurabilirsiniz. Bizim rotamız üzerinde olmadığı için gitmedik. Bayburt ve civarındaki trekking rotalarına bir kaç gün ayrılabilir. Yolculuğumuzun ana konusu Derebaşı virajları olduğu için, Bayburt bizim bu sefer sadece başlangıç noktamız oluyor.

Aydıntepe’de konaklayacak yer

Aydıntepe’ye yaklaşık 18 km sonra varıyoruz. Bulutlar yağmurun yoğun şekilde devam edeceği mesajını veriyor. Kalacak yer bulup Aydıntepe’de konaklamaya karar veriyoruz. İlçenin tam ortasında 3-4 katlı bir bina var, esnaf orda misafirler için bir oda olduğunu ve sahibine danışarak orda bir gece konaklayabileceğimizi söylüyor. Sahibinin ikindi namazından gelmesini bekliyoruz, yağmur başladı bile. Yarım saat, 40 dakika sonra gelen bina sahibi kalacak yer talebimize sorularla cevap veriyor. “ Nerden geliyorsunuz? Evli misiniz? Oruç musunuz?” Sonra biraz düşünüp beni baştan aşağı süzdükten sonra Marko’ya dönüp “Kadın var, kesinlikle olmaz!” diyerek uzaklaşıyor. Bu bölümü yorumsuz bırakıyorum. İnsanlık, ahlak, din, iyilik, kötülük pek çok şey sorgulanabilir.

Aydıntepe turist misafirhanesi

700binkm bayburt aydintepe yolu

Bu konuşmalara kulak misafiri olan sokaktan geçen birisi bize Kuzeydoğu Anadolu kalkınma ajansının (KUDAKA) açtığı turizmi geliştirmek için yapılan bir turist misafirhanesinden bahsediyor. “Gelin sizi oraya götüreyim!” Memnuniyetle takip ediyoruz. Yetkili ile tanışıyoruz. Çok yardımcı oluyorlar. Binada bizden başka misafir yok, yağmur sağanağa dönüşüyor, bisikletlerimizi ve malzemelerimizi hızla içeri alıyoruz. Çok yeni bir bina, içerdeki herşey yeni, 5 yıldızlı otel konforu var. 2 kişi için ise sadece 50 lira ödüyoruz. Sıcak su ve ısıtma da var. Dışarda dolu dizgin yağan yağmura karşı içerde, kuru ve sıcak olmak çok iyi geliyor. Islanan giysileri yıkayıp kurutuyor, yemek yapıp yiyoruz. Erkenden uyumaya karar veriyoruz.

Aydıntepe’de gezilecek yerler

Yarın hedef Kuşmer yaylası üzerinden Soğanlı geçidini geçip Derebaşı virajlarının başlangıç noktasına varmak.  Misafirhanenin görevlisi Aydıntepe hakkında bilgi veriyor. Burada mutlaka görmemiz gereken bir yeraltı şehri var. Ancak yakın zamanda yaşanan çökme nedeniyle geçici süreyle kapalı olduğunu öğreniyoruz. Bu kentin Kapadokya’daki yeraltı şehirleri gibi Erken Hristiyanlık döneminde Romalılar tarafından kovulan ilk Hristiyanların saklandığı bir sığınak olabileceği söyleniyor. Tüfün kazılması sonucu yapılmış, içerde ilginç detaylar var.

Güneşli bir güne uyanmanın umuduyla güzel bir uykuya dalıyoruz, Kuşmer yaylası yolunda buluşmak üzere…