Yola göçenler, Yolculuğa dair

Kinocycle bisikletle bir dünya yolculuğu

kinocycle

Kino; bakmak, göstermek, sinema anlamlarına geliyor. Cycle; döngü, devir, zaman, bisiklet…Kinocycle, Benian(Beni) ve Uğur çifti, bisikletle 4 yıl, 55 bin km sürecek bir bisiklet yolculuğuna çıktılar. Beni ve Uğur‘ un dünyayı keşfetmek istemelerinin arkasındaki hikayeyi ve neler planladıklarını uzun uzun konuştuk. Hayatları normal seyrinde giderken, her şeyi neden geride bıraktılar? Ortak noktaları gezmek olan bu iki insan birbirlerini nerede ve nasıl buldu? Bu yolculuktan neler bekliyorlar, neler yaşıyorlar? Kinocycle ile yaptığımız röportajla sizleri başbaşa bırakalım. Anadolu Tanrıçaları dedikleri yerli tohumların izindeki serüvenlerini takip etmeyi unutmayın!

Yola göçenlerle yol üzerine enstantaneler devam edecek!

Her zaman dediğimiz gibi bir gün bir okyanus kıyısında karşılaşmak üzere…

kinocycle Bir koyden gecerken

Hangi ülkeleri gezmek istiyorsunuz?

Beni: Anadolu’nun çok yeri vardı, gidip görmediğimiz ama meraktan öldüğümüz… Mesela Mersin, Adana, Hatay, Antep civarı için sabırsızlanıyoruz. Doğu’da da görmediğimiz yerler var. Benim memleketim olduğu için gidip gezmiştim ama Uğur Kars’ı görmedi ve o da orayı merak ediyor.

Sınır ötesi için konuşacak olursak da sanırım merak etmediğimiz yer yok. Bir taraftan da bu merak sayesinde yol alıp öğreniyoruz. Nereye gidersek gidelim insanlar ve onların toprakla, doğayla ilişkilerine şahit olmaya çalışıyoruz. Yine de en çok Çin, İran, Hindistan ve sonra Latin Amerika planlama aşamasında bile bizi en çok heyecanlandıran yerlerden oldu.

Uğur: Tabi bir diğer taraftan dünyayla derdi olan insanları merak ettiğimiz gerçeği var. Yolculukla ilgili rotamızı ortaya çıkarırken, tüm dünya bisikletçilerinin ortak sesi olan Critical Mass eylemlerine ve bisikletli yaşam hikâyelerine odaklandık. “Arabadan İn Bisiklete Bin” ismini verdiğimiz belgeselimizde dünyaya bisiklet üzerinden bakan insanların izlerini sürüyoruz. İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirdiğimiz çekimleri rotamız boyunca devam ettireceğiz. Bu sebeple Türkiye’den sonra Gürcistan, Ermenistan, İran, M41, Çin ve Hindistan ilk geçeceğimiz ve merak ettiğimiz yerler/yaşam hikayeleri diyebiliriz de.

kinocycle Yola ciktigimiz ilk gun

Bu yolculuk ne kadar zamanda tamamlanacak? Ne zaman başladınız?

Beni: 23 Kasım’da yola çıktık İstanbul’dan. Tahmini hesaplarımıza göre 4 yıl sürecek yolculuğumuz  bahar aylarıyla beraber Gürcistan’dan çıkış yapıp Ermenistan, Azerbaycan, İran, Türkmenistan, Tacikistan’ı ve M41’i geçip, oradan da Çin’e ve sonra da aşağı doğru Nepal ve Hindistan’a uğrayacağız. Bir süre Avustralya’da vakit geçirip ardından da Latin Amerika’ya geçmeyi planladık. Böyle olduğunda 55 bin kmlik bir yol ve 4 yıllık bir süreçten bahsediyoruz.

Uğur: Hazırlık aşamaları pratikte 2-3 ay kadar bir süre aldı. Bunlar da evi kapat, yeni bir bisiklet al, birkaç yola çıkaran destekçi edin gibi ilerledi.

kinocycle Kabak tanışma

Ekipte kimler var, meslekleri nedir?

Beni: İki kişiyiz, Uğur sinemacı. Uzun süre sektörde çalışıp reklam filmleri çekmiş, bisiklet, bisikletli aktivist gruplar ve şehre göç ile ilgili belgeseller yapmış. Ben de yabancı dil okuyup önce yurtdışı eğitim danışmanlığı sonra da turist rehberliği yaptım. Doğa sporları turizmi alanında çalıştım. Aynı zamanda analog fotoğraf çekiyor ve Sol Portal’da dış haber servisinde çalışıyordum. Şimdi bütün bu yeteneklerimizi yolda kullanıyoruz.

Uğur: Yolculuğun kamera arkasında bize destek olan pek çok dostumuz, birkaç hayal ortağı destekçi firma ve aynı zaman da belgeselin ofis işlerini yürüten bir yapım şirketimiz var. Yolda olan iki kişi ama arka planda koskocaman bir aileyiz.

Sizi böyle bir şey yapmaya teşvik eden bir şey var mı nasıl başladınız?

Beni: Ben uzun zamandır aralıklarla ve işim dolayısıyla geziyordum ama başka hayallerim de vardı ertelediğim. Yakın coğrafyalardan başlayarak ekonomik ve sosyal koşulların insanlar üzerindeki dönüştürücü etkisini araştırmak ve görmek istiyordum. En sonunda bu ülkede turizm işinde çalışmak da imkânsız hale gelince bunu bir işaret olarak kabul ettim.

Uğur: Benim içinse bir filmci merakı olarak başladı. Önceleri bisiklet gruplarını araştırıp bisikletli öz yaşam hikâyelerini kaydetmeye başlamıştım. Hızla çocukluk sevdam bisiklete geri dönüş serüvenim gerçekleşti. Bisiklet ulaşım aracım haline geldikten sonraysa daha önceleri merak ettiğim coğrafyalara gidebilmek için araç olarak kullanmak çok normal geldi. Şanslıyım ki Beni için de bu şekildeydi de kendimiz yolda bulduk.

kinocycle yolculuk yorgunluk

Böyle bir dünya turuna çıkmak için kesinlikle bilinmesi gereken şeyler nelerdir?

Beni: İnsanın önce kendini bilmesi gerekir bence. Sonra da ne yapacağını… Çünkü uzun bir yola, özellikle de bisikletle çıkmak istiyorsanız hem asgari hem de azami sınırlarınızı bilmelisiniz. Koşullara ne kadar uyum sağlayabiliyorsunuz? Her şeyi planladınız ama bozuldu. Psikolojik olarak başa çıkma kapasiteniz nedir, ne kadardır? Çünkü yol sınırlarınızı genişletebilir. Bazı şeylere alışabilirsiniz, daha esnek hale gelebilirsiniz ama o vakte kadar yolu kendinize ve yol arkadaşınıza işkence haline getirmemeniz de önemli bir mesele. Uğur da ben de daha önce kamp ve yurtdışı deneyimi olan insanlardık.  Bunun yanı sıra ikimizin de; nasıl bir zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım, durup bir nefes alma ve mantıklı düşünüp yaratıcı çözümler üretebilme ve hatta o esnada içimizden biri daha gergin ya da daha tedirginse bunu algılayıp rahatlatma hamleleri yapabilme yeteneğimiz var. Bu da şans sanırım.

Kendinizi bilirseniz, geriye kalan her türlü teknik ve lojistik bilgiyi, deneyimli ve paylaşımcı insanlardan, internetten ya da başka bin türlü yolla öğrenebilirsiniz.

kinocycle Bisikletlerin hazırlanması

Bir de bisikletle ya da başka bir yolla dünyayı gezmenin sponsor bulma noktasında kolay olduğunu düşünmek doğru değil gibi geliyor bana. Artık gezinize sponsor ya da destekçi bulmak niyetindeyseniz, gerçekten merak ettiğiniz, ilgilendiğiniz ve yapıyor olduğunuz şeyler de olmalı. Gezmek de bunun için bir araç haline dönüştürülmeli ancak o zaman hem kendinize hem de başkalarına değer katabilirsiniz ve destek bulma ihtimaliniz de artar.

Uğur: Bana kalırsa her şeyin başı şu: Aslında bisiklete bindiğiniz anda bir meditasyon hali içerisine girersiniz. Önemli olan, o dingin hali koruyabilmekte. Çok gerilimli olduğunuzda bedeni dinlemek gerekiyor. Şu an ne oluyor? Ne yaşıyoruz? İkimiz de o an ne olduğuyla ilgili birbirimizi motive etme ve farkında olma hali konusunda iradeli davranıyoruz.

kinocycle_Biz

Nasıl bir araya geldiniz?

Beni: Ben evi barkı bırakıp Kabak’a gittim. Birkaç ay dinlenip yola; İran, Pakistan, Hindistan rotasına çıkacaktım. Uğur da 6 ay kadar önce bir kaza geçirdiği için yola çıkışını ertelemiş, tatil için aynı yere gelmişti. Önce uzun uzun sohbet ettik ve aşık olduk. Sonra da planlarımızdan bahsederken baktık ki birebir aynı dertlerimiz var. Tekrar aşık olduk. Beraber İstanbul’a dönüp 2-3 ay gibi aşırı kısa bir sürede projelerimizi hazırlayıp, bisikletlerimizi ve ekipmanlarımızı tamamlayıp yola çıktık.

Uğur: Bakmayın Beni’nin öyle kolay söylediğine. Tanıştık ve durmaksızın konuştuk. Hala öyleyiz. Çok konuşuyoruz. Çok irdeliyoruz. Bazen tartıştığımız konular bölüm bölüm “Bak burası böyle ama diğer taraf da şöyle şöyle olabilir mi?” şeklinde devam edip haftalara yayılıyor. Bizimkisi biraz kedi, biraz aşık merakı. Yola da merakla çıktık.

kinocycle Zeytin Hasadi

Yolculuğunuzdan bazı anıları anlatabilir misiniz? En beğendiğiniz ülke, daha çok yazlık yerler mi, kışlık yerler mi ilginizi çekiyor bu tür bir yolculukta?

Beni: Sonbaharda yola çıkıyor olduğumuzu duyan arkadaşlarımız biraz delirdiğimizi düşündü ilk başta. Vazgeçirmeye çalışanlar oldu ama Ocak ayında olmamıza rağmen, biraz da Güney’e doğru gidiyor olmamızın etkisiyle, çok büyük bir sıkıntı yaşamadık. Kış mevsimine ve soğuk coğrafyalara bayılmıyoruz aslında ama artık her yerde ve her koşulda süreriz gibi geliyor. Yine de sıcak ve her istediğimizde kendimizi serin sulara bırakabileceğimiz denizli, dereli, şelaleli yerleri daha çok seviyoruz. Latin Amerika’yı bu yüzden iple çekiyoruz mesela.

kinocycle belgesel icin yaptigimiz roportajlardan

Uğur: Her mevsim, her coğrafya başka türlü dönüşümlere sebep olacaktır. Mesela bu yıl 8 Ocak’ta buz gibi denize girdik. Bu da yetmediği gibi denize girdiğimiz alanın yanında dağların kayalarını yaran 50 küsür derecedeki şifalı suyun içerisine girdik. Bir sıcak bir soğuk, deliceydi. Hem de bayağı, Ege’nin koylarında… Yani her yer sürprizleriyle geliyor. Biz de seviyoruz bu hali!

 

Kinocycle YouTube kanalı üzerinden belgesel ve paylaşımları takip edebilirsiniz. Arabadan in bisiklete bin belgesel filmi ile Kinocycle’ın bu yolculukta nelerin izini süreceğini biraz olsun tatmaya ne dersiniz?