Gezilerimiz, Türkiye

Van Gölü Ekspresi

van şehri yazısı

Van Gölü Ekspresi ‘ne binmek için çıktığımız yol, Van ’da iki güzel gün geçirdiğimiz, harika anılar ve dostlar biriktirdiğimiz dolu dolu bir yolculuk oldu! Van ’a uçtuk. Van Kalesi ve Akdamar Kilisesi ‘ni ziyaret ettik. Ahlat ’taki Selçuklu Mezarlığı ‘nda yürüdük. Tatvan ’dan Van Gölü Ekspresi ‘ne bindik ve Kırıkkale ’ye kadar bir gün boyunca yataklı vagonda ülkemizi doğudan batıya trenle geçtik.

Van günlükleri

van eski şehir

Uzun süren dört duvar hapisliği, mevsim soğuklarına sıkışmış bedenlerimiz, fena halde basan ruh daralmaları sonunda bir tren yolculuğunun bize iyi geleceğine karar verdik. 2017 ′nin son günlerinde yaklaşık aynı dönemlerde yaşamış iki Anadolu uygarlığını keşfetmek, başka hayatlara karışmak ve dokunmak için yollara düşüyoruz. Van Gölü Ekspresi haftada sadece iki defa var. Hem de 2017 ’nin son günü olan 31 Aralık ’ta Ankara ‘dan kalkıyor. Yılın son gününde trende olmak, yılın ilk gününde sürekli yol almak, 700binkm ‘nin bu sıkışık ruh halini açan bir kurtarıcı olabilirdi. Ama ne yazık! Yataklı vagonda yer yok! Doğu Ekspresi ‘nde neler yaşadığımızı bilirsiniz! Yataklı vagon olmazsa binmeyiz arkadaşım! Şöyle kendimize ait bir tren odası ve dünyaya, akan yollara, bize ait bir vagondan bakmak. Arabaların geçmediği, doğayla başbaşa yollar, zamanda yolculuk gibi! Tren saatleri ile ilgili detaylar için TCDD ‘nin websitesini ziyaret edebilirsiniz.

Van uçuşu

van uçuş

2 Ocak ‘taki Van Gölü Ekspresi ‘nde yataklı vagon boş! Harika, Van ’a uçuyoruz! Ailevi sebeplerle ben Ankara ’dayım. Marko ‘yla farklı uçaklara binip Van ’da, havalimanında buluşmaya karar veriyoruz!
30 Aralık Cumartesi sabah uçuşları ile Van Havalimanı ‘na iniyoruz. Marko ’yu bir saat bekliyorum. Uçaktan manzaralar harika, Van Gölü karlarla ışıl ışıl olmuş dağlarla çevrili. Gölde 3 ada ve yarımadalar var. Üstüne bir de Tatvan civarlarındaki Nemrut Krater Gölü eklenince muhteşem bir yolculuk oluyor. Van ’a uçak seyahatini şiddetle tavsiye ediyoruz.
2017 ’yi acısıyla tatlısıyla Van ’da uğurlayacağız. Van ’ı gezmek için 2 günümüz var.

Van ’da kalacak yer

Couchrail ‘a hemen bir göz atıyoruz. Van ’da bir couch var mı derken Muhammed Asım Sancak “Başımın üstüne!” diyor. Uçaktan iner inmez Asım ’ın şehir merkezindeki evine gidiyoruz. Evde 6 aydır sırtçantalarıyla yolda olan Eşe ve Ali var. İran ’dan Van ’a yeni geçmişler. Asım ’ın Doğu Beyazıt ’ta görev yapan 2 astsubay arkadaşı da yılbaşı kutlamaları için atlayıp gelmişler. Evde 7 kişiyiz. Asım kimsenin dışarda kalmasına kıyamayan yufka yürekli bir gezgin. Eşe-Ali ve biz salonu paylaşıyoruz, onlar da diğer odayı.

Van ’da gezdiğimiz yerler

Van'da gezilecek yerlerden bir tanesi Akdamar Kilisesi

Van’da gezilecek yerlerden bir tanesi Akdamar Kilisesi

Van şehrini ilk kuran kişi Asur kraliçesi Semiramis ‘miş. Mazisi çok uzun yıllara dayanan bu şehrin M.Ö. 7000 ‘lere dayanan bir geçmişi var. Kimler gelmiş kimler geçmiş, Urartular, Persler, Hititler, Bizanslar, Selçuklular, Osmanlılar…

Çantalarımızı bıraktığımız gibi Van ’ı keşfetmek için koşarak şehre atıyoruz kendimizi. Van halkı çok yardımsever, herkes anlatıyor bildiklerini. Bolca gezilecek yer tavsiyeleri alıyoruz. Merakla dolu, bizi tanımaya yönelik sorular arka arkaya geliyor. Bir dolmuşa atlayıp Van Kalesi ’nin olduğu eski şehire gidiyoruz. Van ’da eski şehir ile yeni yerleşim birbirinden ayrılmış durumda. Dolmuş kaptanı bizi Van Kedi Evi’ nin önünde indiriyor.

Van Kedi Evi

van kedisi 700binkm

Van Kedi Evi ’ni biz üniversite içindeki Van Kedisi Müzesi zannedip içerde Van kedilerini göreceğimizi sanıyoruz. Ama burası bir gümüş savat işleme ve satış atölyesi. Bahçelerinde ise 130 ’a yakın Van kedisi var. Meğer Van Kedisi Müzesi, Van Kalesi ile tersi istikammette, dolmuşla 40-50 dakika uzakta, üniversitenin içindeymiş. Açık olduğu saatler ise her gün 08:00–17:00 arası. Bu seyahatte maalesef oraya gitme şansımız olmuyor. Zaten Van kedilerini ve yavrularını, Van Kedi Evi ‘nde doya doya görüyoruz.

Van bölgesi Urartu medeniyetinin ana yerleşim yerlerinden olduğu için Van Kedi Evi, gümüş savat işlemeciliğinde bolca Urartu medeniyetine ait figürleri (Kibele, kuş, kadın, güneş, ay gibi) kullanmışlar. Gerçekten müthiş semboller ve derin anlamları olan kolyeler, yüzükler, bileklikler var. Gümüş takıların yanında Van ’a dair pek çok çeşitte hediyelik eşyalar alabilirsiniz, çay altlıkları, Van kedisi figürleri gibi.

Gümüş savat işleme sanatı

van gümüş savat işlemeciliği

Urartu döneminde yaygın olan gümüş işlemeciliği, Ermenilerin bölgede yaşam sürdüğü dönemde de devam etmiş ancak 1. Dünya Savaşı ‘ndan sonra bölgede unutulmaya yüz tutmuş olsa da girişimciler canlandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Savatlı gümüş işlemecisi Erdal Bilici bu geleneği sürdürüyor ve tarihe olan hayranlığı ile bize Kral Haldi ’den ve Urartu tanrı inanışlarından bahsediyor. Van ’da, Urartu medeniyetine ait motif ve figürlerin “savat” adı verilen özel süsleme tekniğiyle işlendiği takılar, yakın zamanda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilmiş.

Kullanılan figürler

Atölyede, Urartuların savaş tanrısı Haldi, Van Kalesi, Hüsrevpaşa Camisi, Hoşap Kalesi, Akdamar Adası ve Kilisesi, İshakpaşa Sarayı, Van kedisi ve Van Gölü ’nün de aralarında bulunduğu figürler, gümüş üzerine çelik uçlu kılcal kalem kullanılarak granül, kakma ve kabartma yöntemiyle takılara işleniyor. 2018 bahar aylarında kolye uçları da dahil olmak üzere 4000 ′e yakın yeni tasarımla turizm sezonuna hazır olacaklarını iletiyor Bilici.

van kedi evi erdal bilici

Bilici ’nin ortamı sıcacık yapan çok tatlı çalışanları ve sürekli servis edilen leziz elma çayı var, mutlaka uğramalısınız. Bu ortamı müziğiyle şenlendiren Marko, Erdal beyin hayalini canlandırmak için ona kemençe bile öğretiyor. Erdal beyin ikramıyla öğle yemeğimizi birlikte yiyor ve tekrar buluşmak üzere ayrılıyoruz. Sırada Van Kalesi var.

Van kalesi

van kalesi 700binkm

Medeniyetlerin merkezi olmuş neredeyse her şehirde kale vardır ancak bu kale gerçekten görülmeye değer. Uzun bir yürüyüş ve tırmanıştan sonra kaleye çıkıyoruz. Karşıda parıldayan dağlar ve Çin seddi gibi uzayan kale bütün görkemi ve ihtişamıyla hala ayakta. Çeşitli açılardan fotoğraflar çekiyoruz. Kalenin diğer tarafında Selçuklular ve Osmanlılar döneminden kalan mabet, hamam, camiler var. Ancak kalede fotoğraf çekerken zaman hızla akıp geçmiş, hava kararıyor ve kalenin o bölümüne sadece yukarıdan bakmış oluyoruz. Gece şehrin üzerinde yoğun bir sis var. Gece fotoğrafı için pek uygun olmadığını düşünerek iskeleye doğru yürümeye karar veriyoruz.

Van Feribot İskelesi

20 dakikalık yürüme mesafesi var, hava da iyice soğumaya başladı. Yoldan geçen servisçi bir abi duruyor ve bizi iskeleye kadar bırakırken hem Van ’ı anlatıyor hem de bizi dinliyor. İskeleye giderken yol üzerinde restoranlar var, içeriye girdiğimiz anda yük trenine denk geliyoruz. TCDD tren istasyonu ekibi Tatvan ’dan feribotla gelen yükleri tren raylarına aktarıyor. Çok güzel bir an, 2 saat içinde de Tatvan ’a gidecek bu feribot. Biz 2 gün sonra sabah veya tam 31 Aralık gecesi feribota binmek istiyoruz ama maalesef kimse ne zaman kalkacağını bilmiyor. Günde en az bir kez var Tatvan – Van yük feribotu, yolcu da alıyorlar. Ancak kalkış saatlerini aradığımız hiçbir kurum, görevli hiç bir kimse söyleyemedi.

Van Liman Cafe

van liman cafe

Hemen iskelenin dibinde Liman Cafe var. Özellikle kışın giderseniz mutlaka uğramalısınız. Kıyıya 7-8 tane soba ve tabure atmışlar, feribotlardan çıkan kullanılmayan urganları yakarak dışarda soba keyfi yaşıyoruz. Çayımızı kendimiz demliyor ve kestane pişiriyoruz. Ali İhsan işletiyor Liman Cafe ‘yi. Biz trenleri izlerken yanık bir türkü geliyor kulağımıza, hem de mikrofondan. Meğer Ali İhsan türkü söylemeyi pek severmiş, hemen oturuyoruz sobasının başına, kemençe çıkıyor. Yan masalardan konuk da alıyoruz. Mikrofona veriyoruz kemençeyi, sıcak bir muhabbetle türküleri iskelenin her yerine duyuruyoruz.

Van gölü sohbetleri

Van Gölü ‘nden deli gibi esen rüzgar, uçuruyor ya masaları, biz halimizden memnunuz. Ali İhsan ’la koyulaştıkça koyulaşan muhabbetler, Siirt ’te aldığı medrese eğitimi, dedesinin “Bir gün Ermeniler gelirse ceketinizi alın ve çıkın!” vasiyeti, aşklar, hayal kırıklıkları ve yöredeki töreler üzerine hikayeler derinleşiyor. Rüzgar sertleşip herşeyi uçurmaya başlayınca gitme vaktimizin geldiğini anlayıp usulca ayrılıyoruz Ali İhsan ’dan. Arkamızdan kendi dilinde Kürtçe türküler söyleyerek uğurluyor bizi, uzun iskeleden belki 5 dakika süren.

Couchrail evi ve gezgin muhabbetler

van coachrail dünya haritası

Durakta merkeze giden dolmuşa atlayıp şehir merkezine gidiyoruz. Van, İran ’dan alışveriş ve gece hayatı için gelen İranlı turistlerle dolup taşıyor. İran plakalı lüks arabalar ve canlı sokakların arasında birşeyler yiyip eve geçiyoruz. Bu gece Eşe ve Ali ’yle yolculuklar ve yol üzerine muhabbet edeceğiz. İran ’dan aldıkları nargileyi kurmuşlar bile. Yanına çay demleyip muhabbete koyuluyoruz. Yola devam edecekler mi? Yoksa eve dönecekler mi? Bütün gece onlara ortak bir Instagram hesabının adını arıyoruz. (Çoktan buldular bile, ikideliyolda.)

Duvardaki dünya

Asım ’ın evi de aşırı ziyaretçi almasından biraz dağılmış vaziyette. Hep beraber evi temizlemeye karar veriyoruz. Eşe ve Ali baskı aldıkları gezi fotoğraflarını ve taş boyamaları satarak geziyorlar. Ellerinde her türlü kalem ve boya var. Marko, Eşe ’ye bir duvara dünyanın kıtalarını çizdiriyor, diğerleri de evi toparlayıp temizliyor. Ve gece 12.00 gibi dünyamız hazır, ev ise temiz. Dünyaya ayak basan fotoğrafımızı çekip kıtaları aramızda paylaşıyoruz. 700binkm Güney Amerika ’yı kimseye kaptırmaz tabi 🙂 Eğer Van ’a gider ve Asım ’da kalırsanız, kendinize bizim için dünyadan bir yer seçin!

Akdamar Kilisesi ’ne ulaşım

van Akdamar kilisesine ulaşım

Ertesi sabah Eşe ve Ali ’ye dünyanın başka bir yerinde karşılaşmak üzere veda ediyoruz. Şehir merkezinden bir dolmuşa binip Akdamar Kilisesi ‘ne doğru yola koyuluyoruz. Van ’da bu ada ve üzerindeki Ermeni Kilisesi en çok görmek istediğimiz yer. Dolmuş kişi başı 7 TL, balık heykelinin oralardan bir yerlerden geçiyor, Gevaş ve Akdamar İskelesi dolmuşu. Yine kaptanla girdiğimiz hayat sorgulatan muhabbetlerle 40-50 dakikada varıyoruz iskeleye. Gitmeden yiyecek içeceğinizi alın, kışın turizm mevsimi değil ya adada hiçbirşey bulunmuyor. Biz bunu düşünemedik tabi, bir hışımla sabahın köründe bindik dolmuşa. İskelenin oralarda da hiç yerleşim yok. Her saat başı, her an yolcu oldukça iskeleden tekne kalkıyor Akdamar ’a. Gidiş dönüş dahil kişi başı 10 tl. İstediğiniz zaman dönebiliyorsunuz. Biz bindiğimizde teknede 8-9 kişi vardı. Hemen hareket etti ve 10 dakika içinde adaya indik.

Akdamar Kilisesi ’nde zaman

van Akdamar kilisesi içeri

Adada Ermeni Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel ’e inşa ettirilen haç planlı Akdamar Kilisesi ve seyir tepesi var. Önce seyir tepesine uğrayıp devamında kiliseyi dış cephesindeki İncil ve Tevrat ’tan sahnelerin olduğu kabartmaları izledik. Kilise içindeki akustik ve resimler de çok etkileyici. Her yere kamera yerleştirilmiş 🙂 Teknelerle gün boyu bir sürü ziyaretçi geldi. Kiliseye ve adaya yukardan bakmak için çitlerdeki kapıyı biraz zorlayıp içeri girdik ve yukarı tırmandık.

van Akdamar kilisesi ana foto

Kiliseyi seyre dalacak güzel bir lokasyon belirledik. Herkes bizim gibi değil tabi, 2 kız arkadaş piknik örtülerini, termoslarını, yiyeceklerini alıp yukarıya pikniğe çıkmışlar. Ece yukarı gelip bizimle tanıştı, aynı tekne ile gelmişiz meğer. Kendisi öğretmen olduğu için her yaz tatilinde okyanus aşırı yerlere gidiyor. Bizleri gören diğer ziyaretçiler yukarı çıkmaya yeltenince güvenlik engel oldu ve Ece ’yle Tuba ’nın yanına kadar çıktı. Bize gelmesine gerek kalmadan biz indik onların yanına. Ece ve Tuba açlığımızı anladılar. Hemen yaptıkları börek ve keklerden ikram ettiler. Güvenlikle koyulaşan muhabbetle beraber aşağıya yürüdük.

Akdamar Kilisesi ‘nde kamp

van Akdamar kilisesinde zaman

Bu adada kamp yapmak yasak. Kültür bakanlığından özel izinle gece burada kalınabiliyor. İzinsiz kamp yapar ve güvenlik tarafından yakalanırsanız sahil güvenlik gelip sizi alıyor ve kıyıya götürüyor. Yakalanmamak da mümkün değil, çünkü her yerde kamera var. Burda bir kaç yıl önce ünlü Rus oyunu Mavi Balina oyuncularından biri intihar etmiş ve bu olaydan sonra güvenlik önlemleri de artırılmış tabi. Bu bilgileri güvenlikten öğreniyoruz. Güvenlikçi arkadaş kameradan bu iki grubu ayrı ayrı detaylı izlediğini ve yaptığımız her şeyi gördüğünü komik bir şekilde anlattı. Adada yabani şekilde yetişen bademlerden de bolca yolluk verdi. Çok teşekkür ederiz kendisine. İzin alıp kamp için geleceğimize söz vererek ayrılıyoruz adadan.

Akdamar Kilisesi ‘nden dönüş

van Akdamar kilisesi dönüş

Tekneye geçip dolmasını bekliyoruz. Kemençenin ezgileri ve kış güneşi içimizi ısıtıyor. Tekne 15 dakika içinde doluyor. Hep beraber türküler eşliğinde kıyıya dönüyoruz. Tuba ve Ece bizi Edremit ilçesine bırakıyorlar. Takipçilerimizden de mesajlar almıştık, Edremit ’i ve halkını mutlaka görmemizi tembihlemişlerdi. Edremit İskelesi ‘nde yürüyüş yapıyoruz. Hava hafiften soğumaya başlıyor. Kızların tavsiye ettiği balıkçıya gidip Van Gölü ‘nde yetişen meşhur inci kefalini yiyoruz. İnci kefalini temizlemeden kömürde pişiriyorlar. Önden de çok lezzetli bir çorba ve salata ikram ediyorlar. Marko sadece hamsi yiyebildiği için (!) pek haz etmese de bence Van ’a gidip de inci kefali yemeden dönmek olmaz.

van inci kefali

Ana yolda bir süre bekliyoruz. Beşyol dolmuşuna atlayıp şehir merkezine gidiyoruz. Eve gidip biraz dinleniyoruz. Yılbaşı gecesi mekanlar rezervasyonlu olduğu için yer yok. Yer isteyen de yok aslında! Sokakları dolaşıp kahve içiyoruz. Yeni yıla güzel dileklerle girip ertesi sabah saat 07.00 ′de kalkacak olan Tatvan otobüsüne yetişmek üzere erkenden yatıyoruz.

Van ’dan Tatvan ’a gidiş

van tatvan minibüs yolculuğu

Van Yolu Seyahat firmasının yeni minibüsü bizi kaldığımız evin sokağından alıyor, yazıhanede kahvaltımızı yapıyor ve yola koyuluyoruz. Seyahat yaklaşık 2 saat sürüyor. Yeni hayatlara girip kontrol noktalarından geçtiğimiz yollarda Van Gölü manzarası eşliğinde Tatvan ’a varıyoruz. Tatvan ’da şehir merkezinde bir alışveriş merkezi var. Epey de gelişmiş bir Bitlis ilçesi Tatvan. Ancak tarihi anlamda görecek fazla birşey olmadığı için Ahlat minibüslerine binip Selçuklu Mezarları ‘nı ziyaret etmek üzere Ahlat ’a gidiyoruz.

Ahlat Selçuklu Mezarları

van gölü ahlat selçuklu mezarları

Ahlat minibüsleri alış veriş merkezine yakın bir noktadan kalkıyor, kişi başı 8 lira ve yarım saat sürüyor. Selçuklu Mezarları ise hemen Ahlat ’ın girişinde yer alıyor. Mezarlıkta uzun bir yürüyüş yapıyor, etrafındaki viran şehir ve kümbetleri ziyaret ediyoruz. 1000 ‘den fazla mezarın olduğu alan çok geniş, 200 dönüme yayıldığından bahsediliyor. Ahlat, Osmanlı imparatorluğunu kuran Kayı boyunun vatanıymış. Selçukluların da önemli merkezlerinden biri olmuş. Malazgirt Savaşı ‘nda Selçuklu ordularının merkes üssü Ahlat ‘mış. Ruhani bir yer olduğunu hissediyor insan.

Bastonları ile meşhur Ahlat

ahlat bastonları

Yağmur ve soğuk bastırırken hemen mezarlığın karşısındaki Ahlat Bastonları ’nın yapıldığı atölyeye sığınıyoruz. Bastonların yapımı, el işçiliği ve yörede olup bitenler üzerine hikayeler dinliyor, sobanın etrafında ısınıyor, çaylarımızı yudumluyoruz. Hava kararırken gitme vakti yaklaşıyor.

tatvan ahlat minibüs

Ertesi sabah 7.00 ′de kalkacak Van Gölü Ekspresi için Tatvan şehir merkezinde kalmamızın daha mantıklı olduğuna karar verdik. Ahlat ’ın merkezine geçip gelirken bindiğimiz dolmuşlarla Tatvan ’a geri dönüyoruz.

Tatvan ’da bir gece

tatvan ayvaz bisikletli kütüphaneci

Bu gece Tatvan ’da müzik öğretmenimiz motorsikletli gezgin Ayvaz ’ın evine konuğuz. İlçeye iner inmez onunla buluşuyoruz. Sırt çantalarımızı Van Yolu Turizm ‘in yazıhanesine emanet etmiştik. Kendilerine çok teşekkürler, çok yardımcı oluyorlar her konuda.

Bisikletli kütüphaneci

Gün içerisinde irtibatta olduğumuz bir de bisikletli kütüphaneci dostumuz Bitlis ’te yaşayan Hakan Yücel ile de haberleşiyoruz. Kendisi Bitlis Halk Kütüphanesi ‘nde kütüphanecidir. Ama çok özel bir kütüphaneci! Bisikletine taktığı remork ile kar kış demeden Bitlis ’in köylerine kitap taşıyor, köy okullarındaki çocukları kitapla buluşturuyor. Eğer okuduğunuz, kullanmadığınız veya sıfırdan alıp bağış yapmak istediğiniz kitaplar olur ise Hakan ’la mutlaka iletişime geçin.

Tatvan ’a Meksika fasülyesi götürülür!

Hakan “Sizi et yemeden hiçbir yere göndermem!” dese de biz Ayvaz ’la çoktan alışveriş yapmış olduk. Menüde Meksika fasülyesi ve kaşarlı mantarla salata vardı. Hakanları da alıp Ayvaz ’ın evine geçtik. Yemek hazırlarken muhabbetimiz koyulaştıkça koyulaştı. Güzel dostluklar ve bağlantılarla tatlılarımızı yedik, kahvemizi içtik ve Hakan ’ları son dolmuşla Bitlis ’e uğurladık. Bu yıl kış çok hafif geçse de hava durumu geceyi karlı gösteriyordu.

Tatvan Sahili

tatvan sahili gece

Kar usul usul atıştırmaya başlayınca Tatvan ’nın meşhur sahilinde yürüyüşe çıktık. Yazları çok daha güzel olmalı! Derine inen muhabbetler evde müzik seansıyla devam etti. Ayvaz okulda çocuklara “Kanatlarım var ruhumda” şarkısını öğreten çok tatlı bir müzik öğretmeni. “Çocuklara müziği sevdirmeli!” diyor! Flütten nefret etmeyen bir nesil yetişebilir 🙂 Yolda beslenmek, tanıştığın herkesin hayallerini ve en sevdiklerini öğrenerek güçleniyor. En çok sevilen filmler, kitaplar, şarkılar ve en sevdiğimiz yol!

Van Gölü Ekspresi ‘ne biniş

van gölü ekspres başlangıç

Sabah erkenden kalkıyoruz. Çantalar hazır, biz hazırız! Bu benim için ilk yataklı vagon deneyimi olacak. Ayvaz bizi Tatvan tren istasyonuna bırakıyor. Sabahın 6.30 ′unda açık börekçi bulunabiliyor. Marko ’nun gözünde 24 saat o kadar büyümüş olmalı ki ya da belki benim açlığım gözünde dehşet bir hale gelmiş ki börekçideki herşeyi alıp gelmiş. Ayvaz ’ı sımsıkı sarıyoruz, harika bir ev sahibi, evimizden daha rahat ettik desem hiç haksızlık olmaz. Ve tren hazır!

Van Gölü Ekspresi ‘nde yataklı vagon

van gölü ekspresi elazığ

Yataklı vagon en sonda yer alıyor. Odamızı buluyoruz. Yataklı vagon görevlileri bütün yolculuk boyunca hiç değişmiyor. Görevliyle tanışıyoruz. Genel olarak tren sakin, tek tük insanlar görüyoruz. Doğu Ekspresi gibi henüzyoğun talep görmüyor Van Gölü Ekspresi. Gelecek yıl Doğu Ekspresi ‘nin tadını alanlar Van ’ı keşfetmek için, Akdamar Adası ‘na gitmek için Van Gölü Ekspresi ‘ne hücum edecekler gibi geliyor bize. Trenimiz kıvrılan yollarda kaybolmaya başladı bile, şirin odamıza yerleştik. Gece boyunca yağan karın beyazlığını seyrederek yarı uyanık, yarı uykulu yolda olmanın tadını çıkarıyoruz. Kıvrılan yollarda trenin burnunu görmek, tünellere girip çıkarken zamanda yolculuk yapmak, ışık olmak da var, hiç olmak da. Belki ikisi aynı şey kimbilir.

Van Gölü Ekspresi ‘nde zamansızca

van gölü ekspresi vagon

Kahvaltı keyfini uyku keyfi izliyor, Muş ’tan geçiyoruz. Öğleden sonraya kadar odadan dışarı çıkamadık bile, yataklı vagonun keyfinden. Doğu Ekspresi ‘ndeyken bütün yolculuğumuz yemekli vagonda geçmişti. Yemekli vagona gidiyoruz ve bütün kondüktör ekibi orada, hatta bazılarını Doğu Ekspresi ‘nden tanıyoruz. Başlıyor kemençe fasılı, diğer vagonlardan da yolcular geliyor ezgilerin peşi sıra. Bir tane de Çinli misafirimiz var, bir aylık tatili Türkiye ’de geçirirken Van Gölü Ekspresi ‘ne de binmeyi ihmal etmemiş. Ona da şarkılar söyletiyoruz.

malatya fırat tren köprüsü

Türkiye’nin en uzun Demiryolu köprüsü Karakaya Baraj Gölü üzerindeki 2 bin 400 metre uzunluğunda olan Fırat Köprüsü ‘nün üzerinden geçerken manzara gerçekten harika. Doğu Ekspresi ‘nden farklı olarak bu deneyimi sadece Van Gölü Ekspresi ‘nde yaşayabilirsiniz. Bol bol fotoğraf ve video çekiyoruz trenin en arkasından.

van gölü ekspresi malatya

Malatya ’ya yaklaşırken bisikletçi dostumuz Muko Mustafa Ekici ‘ye 15 dakikalığına Malatya tren garında olacağımızı haber veriyoruz. Eşiyle birlikte bizi karşılıyorlar, kalmamız için ısrar ediyorlar. Bir dahaki sefere sözleriyle veda ediyoruz.

Van Gölü Ekspresi ‘ne veda

van gölü ekspresi yemekli vagon

Bu kadar hareketin üzerine biraz daha uyku iyi geliyor, yan vagondan Hayat uğruyor, beraber yemekli vagonda şarkılar söyleyelim teklifiyle. Biraz uyuduktan sonra buluşalım diyoruz. Ancak hepimiz 21.00’e kadar uyuyakalmışız. Uyanıyoruz ve onu da uyandırıyor, yemekli vagona geçiyoruz. Muhabbetler, müzikler, şarkılar, türküler, sabahın 02.00-03.00 ′üne kadar devam ediyoruz.

Nerde insek acaba?

İneceğimiz durak Yozgat ’ın Çerikli Durağı. Bu durağı nasıl belirledik biliyor musunuz? Gezeceğimiz bir sonraki şehir olan dünyanın merkezi Çorum ’a Van Gölü Ekspresi ‘nin harita üzerindeki en yakın istasyonuydu Çerikli! Geçmiş deneyimlerimizden öğrendiklerimizle görevlilerden istasyonlar konusunda bilgi almaya çalışıyoruz. Sabahın köründe bu durakta inebilir miyiz acaba? İnersek de ne yaparız, in cin top mu oynar yoksa hayat var mıdır? Görevliler Çerikli ’nin bir istasyon bile olmadığını ve ıssız olduğunu söyleyinde Kırıkkale merkezde inmeye karar veriyoruz. Bir sonraki rotamız Çorum-Hitit Uygarlığı ‘nın izinden gitmek olacak. Bir sonraki yazıda Çorum ve hatta Amasya maceralarımızı uzun uzun anlatacağım.

van gölü ekspresine veda

Buarada Van ‘da gezilip görülecek milyon tane yer var ama vakit lazım. Bir de ilkbahar ve yaz aylarında gitmek gerekiyor. Gidemediğimiz ama gitmeden önce üzerine uzun uzun araştırma yapıp bloglar okuduğum ve sizin mutlaka vakit yaratıp gitmenizi istediğim yerler listesi aşağıda, aklınızın bir ucunda bulunsun.

Van ’da gezilecek yerler

Hoşap kalesi, Van ’a 60 km uzakta, Başkale yolu üzerinde. Bu kalenin Game of Thrones sahnelerindeki kuzey krallığı gibi olduğunu söyleyenler oldu, Hakkari yolunda.

Şeytan köprüsü

Muradiye şelalesi, Muradiye ilçesi, Karahan köyü, kışın çok soğuklarda donduğu için oldukça ilginç. Merkezden minibüs kalkıyor ama dönüşü de organize ederek gidin.

Yedi kilise

Vanadokya, Van peri bacaları

Van müzesi, 3 yıldır merkezdeki müze kapalı. Çünkü Van kalesinin hemen yanına büyük ve modern bir müze yapılıyor, bitmek üzere, gittiğinizde kontrol edin. Açıksa mutlaka ziyaret edin.

yeni van müzesi

Erciş, şirin ilçemiz

Bahçeşehir, Kırım ’dan gelen Tatarlar yerleştirilmiş, farklı bir kültür görmek için uğranabilir.

Van kahvaltısı, 04.00-12.00 saatleri arasında şehir merkezinde pek çok kahvaltıcı var.  “Bak Hele Bak” kahvaltı salonu en meşhurlarından, pek çok kişi tavsiye etti. Lüks bir yerde yapalım derseniz de Edremit ’te yol üstünde yerler var. Biz vakit bulamadık, yapamadık. Aceleniz varsa bu kahvaltı salonları ekmek arası kaymak bal da yapıyorlar:)

Nemrut Krater Gölü, Tatvan ’dan kolaylıkla çıkılıyor, araçlar için yeni ve düzgün yol yapılmış. Bahar ve yaz ayları için daha uygun.

Bitlis şehir merkezi, çok tarihi bir şehir imiş, oralara kadar gitmişken mutlaka görülmeli!

Ahlat Sahili

Çavuştepe antik Urartu kalıntıları bölgesi

Ayrıca Van Gölü çevresinde yapılacak bir bisiklet turu da şahane olur. Tavsiye ederiz, bir haftanızı ayırarak yukarda bahsettiğim yerlere de rahatlıkla gidebilirsiniz.

Bu bölüm ile ilgili videomuz kısa zaman sonra 700binkm YouTube kanalımızda olacak, takipte kalın.