Gezilerimiz, Türkiye

Yalova Höyüktepe bisiklet turu

yalova höyüktepe çıkış rota

Yalova Höyüktepe bisiklet turu rotamızda İstanbul’a yakın ve kolay ulaşılabilir bir yer seçmek istedik. Yakın yerlere alternatif olarak daha önce gittiğimiz Bursa yakınlarındaki Gököz milli parkı rotamıza göz atabilirsiniz!

Sonbahar üzerine düşünürüm!

yalovada sonbahar 700binkm

Yollara düşen, doğup büyüdüğü dalları, kökleri biraz da zorunlu bırakan sonbahar yaprakları, özgürlüğünü ölürken kazanmış emekliler gibidir. Kimi hiç kıpırdamadan, köşelere siner ve ölümü bekler, fiziksel çürümeye, yok oluşa bırakır kendini. Kimi ise vaktin darlığından ve ölümden haberdar, rüzgarı alır arkasına ve dolu dizgin uçar ağaçların arasından, yollara! Görebileceklerini, dokunabileceklerini, hissedeceklerini zorladıkça zorlar belki de en kırmızısı. Bir de rüzgara meydan okur ya, kafa tutar ya, rüzgar da heveslenir! Dört nala eser de eser, daha genç ve yeşil yaprakları bile gaza getirir, erken koparır vatanından! Hep beraber uçuşurlar havada, delice bir coşkuyla, zamansızlıkla! Ve hani Marko’nun aradığı ölümsüzlük kapısı var ya! İşte bu rengarenk hüzün yaprakları, rüzgarla çılgınca uçuşurken ormanda, sanarsın “ölümsüzlük kapısı” ‘nı bulmuşlar da başka boyutlara akmışlar gibi. Biz de o gün Yalova yollarına düşen 7 bisikletli, deliren sarı yapraklar gibiydik!

Pendik Yalova feribotunda buluşma

pendik yalova feribot

Sonbahara veda ederken, hayata veda eden, umursamaz, coşkulu, köklerinden, evinden, dallarından kopmuş sararmış, kızarmış deli yapraklar olan biz ve yol dostlarımız olan bisikletlerimizle Pendik-Yalova feribotunda buluştuk. Bizim özgürlük için rüzgara ihtiyacımız yoktu, iki tekerimiz bizi coşkuyla her yere uçuruyordu ne de olsa! Belki de bir ortak noktamız vardı ya o da hepimizin öleceğimizi bilmemizdi!

Yalova, İstanbul’dan bisikletle keyifle gidilebilecek en güzel güzergahlardan biridir. Bisiklet dostu olan kente Pendik’ten feribotla 45 dakika içinde geçiyoruz. Bisiklet için ekstradan ücret de talep edilmiyor. Bu kısa yol bilgisinden sonra bisikletli sarı yapraklarımızı tanıtayım size. 700binkm ‘nin 7’sini yakaladık, ne kalabalık, ne az, sanki olması gerektiği gibi.

piksel tutkunu

Pikseltutkunu Anıl Bayır

cyclistcaveman

Cyclistcaveman Muhittin Akca

tolga murat çolak

Labirent300a Murat Tolga Çolak

yol manifestosu

Yolmanifestosu Barış Elbüken

mustafa dündar

Mustafa Dündar

Feribotta kahvaltı

Ekibimizle “kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı!” diyen Cemal Süreya’yı anarak feribotta muhabbetle kahvaltımızı yapıyoruz. Kahvemiz, pohçalarımız ve ev böreğine bir de dostumuz Can Kara ile karşılaşmanın hoş süprizi ekleniyor.

Yalova-Höyüktepe bisiklet turu rotası

kazımiye alışveris

Bugünkü rotamızda 22 kmlik Höyüktepe tırmanışı var. Enerjiye ihtiyacımız olacak! Rotamızı yaparken Pedalşörler bisiklet grubunun geçen haftasonu yaptığı günübirlik Höyüktepe-Radartepe turundan etkilendik. Rotamıza Kazimiye köyü kenarından Elmalık köyü’ne doğru devam eden asfalt yoldan çıkarak başlıyoruz. Kazimiye’ye gelmeden, şehir içinden akşam yapacağımız kamp için alışveriş yapıyoruz. Mangallık malzemelerimizi alıp tırmanışa başlıyoruz. Elmalık köyünde ufak bir mola verip, soda ve yiyecek atıştırıp asıl yokuşa psikolojik olarak hazırlanıyoruz. Grubun genelinde hamlık var, bir süredir bisiklete aktif olarak binmediğimizden hemen yokuşlara vurmak şok etkisi yarattı.

Sugören köyü Mola

hoyuktepe sugoren mola

Hiç mola vermeden istihkamtepe piknik alanı dönüşüne kadar geliyoruz. Yol üzerinde Kazimiye’den itibaren Höyüktepe tabelaları ara ara karşımıza çıkıyor. Sugören köyü ve Höyüktepe aynı yöne devam ediyor. Yollar sararmış, sürreal bir boyutta ve biz içinden geçiyoruz. Sonbahar üzerine durup saatlerce düşünebilir insan…Güneş gülümsüyor, içimizi ısıtıyor, rüzgarın ise sanki tek derdi var, daha çok yaprağı önüne katmak. Ağaçları kış uykusuna bırakıp yapraklarla yoluna devam etmek, her gün başka bir yerde olmak isteyen bir gezgin gibi.  Öyle değil mi ya? Bir gezgin yeni insanların hayallerini sırtlayıp, gerçekleştirmek için yol alır ya da yol olur aslında!

700binkm yalova hoyuktepe yol

Önümüzde içinden geçtiğimiz herhangi bir köy yok ancak Sugören köyü sapağından sonra iki çeşme, masa, bank falan olan lüks bir kompleksle karşılaşıyoruz! Kana kana su içmeler, su depolamalar, ağaçlara tırmanmalar, örümcek olup ağ örmeler derken hafif bir uyku hali çöküyor. Ama az kaldı, haydi yokuşlara dökülelim, durmak yok yola devam!

Bisikletle yolda olmak üzerine

700binkm yalova yolda olmak

Bisiklet bir yolda olma hali, sürekli gitmek, giderken gölgenle yüzleşmek, gölgeni takip etmek, gölgen tarafından takip edilmek ya da belki de gölgenden ayrılabilmek! Bazen de giderek uzaklaştığımız ancak dünyada beraber yaşadığımız diğer canlılarla birlikte yol almak, köpekler, inekler, kuşlarla..Şehir hayatı peşimizi bırakmayan gölgemizdir sanki, ayrılmak isteyip de varlığını unuttuğumuz, sadece maddesel kazançlarına odaklandığımız bir virüs..Bu düşünceler pedal çevirdikçe içimizden geçenlerdir, bir an…Sonra onları da dipsiz kuyuya bir yere atar, devam ederiz.

Kamp yerimiz Höyüktepe piknik alanı

höyüktepe kamp alanı

Dalgalanan bayrak ve evet Höyüktepe piknik alanı karşımızda! Bu gece burda kalmaya karar veriyoruz. Yeşil- Mavi Turizm Seyir Yolu güzergâhında bulunan Höyük Tepeden hem Yalova sahilinin ve denizinin güzelliğini, hem de İznik gölü ‘nün büyüleyici atmosferini görebilirsiniz. Hava biraz sisli, İznik gölü ‘nü ucundan görüyoruz. Piknik alanında tek tük günübirlikçiler var. Güneş varken kamp alanını belirleyip çadırlarımızı kurmaya başlıyoruz. Grupta tam 3 tane Gopro hero5 black var. 3 farklı noktaya aksiyon kameralarını kurup bir daire yaratıyor ve çadırlarımızı kuruyoruz.

Mangal keyfi

hoyuktepe mangal

Tolga mangalın başına geçiyor, Höyüktepe piknik alanının sahibi Halim abi paragöz bir işletmeci değil, kamp alanı için 50 lira veriyoruz. Yerler farklı tipte mantarlarla dolu, Halim abi kuşaklı beyaz mantarların yenilebilir olduğunu söylüyor. Bir örnek bulup gösteriyor bize. Risk almıyor, mantar yemiyoruz o akşam. Çadırlar hazır, mangalın dumanı tütüyor, deliler gibi acıkıyoruz. 22 km de 800 mr’ye tırmandık, güzel bir akşam yemeğini hak ediyoruz. Tura başlamadan 7 kişi için 5 ekmek almıştık ama sanki 5 ekmek daha olsa yerdik. Hava kararmaya ve soğumaya başlıyor bile, güneş yavaştan çekiliyor. Kamp ateşi yakmanın zamanı geldi, gençler Marko’nun önderliğinde kuru dal toplamaya ormana dağılıyorlar. Ateş etrafına toplaşıyoruz, Mustafa hocadan ukulele öğreniyorum. Beraber “hayat bayram olsa” yı söylüyoruz. Patates közlüyoruz.

hoyuktepe kamp ateşi

Odun sobası etrafında kemençe

hoyuktepe kamp ateşi patates

Rüzgar giderek şiddetlenirken Halim abinin sobasının başına gitmeye karar veriyoruz. Patateslerimizi de alıp odun sobasının başına toplaşıyoruz. Mis gibi çay da var, Marko kemençesiyle, yol manifestosu darbukayla eşlik ederken türküler içten yanık yanık akıyor. Sıcak pateteslerimizle çayımızı yudumlarken yan masalarda kurulan rakı sofraları erkeklerin hayattan keyif almak için kendilerine güzel süprizler yaptığını sorgulatıyor bana. Biz kadınlar olarak böyle sadece kendimiz için “gün” dışında sanki pek bir şey yapmıyoruz. Toplumsal gelenekler bunlar artık kırılması gereken!

hoyuktepe odun ateşi

Gece boyunca saate bakarken aslında zamanı yine genişlettiğimizi gözlemliyoruz. Zaman akmak istemiyor, olduğumuz anda kalıyor. Saat on gibi çadırlamıza geçiyor tatlı bir uykuya dalıyoruz. Gece hava durgun mu durgun, yumuşacık. Sabaha doğru ihtiyaç molasına çıkıyorum ve havanın durgunluğuna şaşırıyorum. Yarım saat sonra deliler gibi yağmur yağmaya başlıyor. Çadırda her bir damlanın dokunuşunu sayabiliriz. Ben Tayland’ da pedallarken Marko’yla bu oyunu sık sık oynardık, kim en çok yağmur tanesi sayacak diye.

Kampta sabah keyfi

hoyuktepe kahvaltı

Sabah 8-9 gibi yağmur duruyor, güneş yüzünü göstermeye başlıyor. Çadırlarımızdan tek tek çıkıyoruz köstebekler gibi. Neşeyle toplanıyor ve Halim abinin mekanına gidiyoruz kahvaltı yapmaya. Çayımızı demleyip sucuklu yumurtamızı pişiriyoruz mutfağında. Güneşli balkonda gece hikayelerini dinlerken kahvaltımızı yapıyoruz. Grup ikiye ayrılmaya karar veriyor. Mustafa hoca ve yol manifestosu fazla yorulmak istemiyorlar, aynı yoldan asfalttan Yalova’ya inmeye karar veriyorlar. Diğer ekip orman yollarını denemeye karar veriyor. Kahvaltıdan sonra vedalaşıp ayrı yollara doğru pedallıyoruz.

hoyuktepe mavi yeşil yol

Doğa grupları gelmeye başlıyor, günübirlik yürüyüş rotaları “mavi-yeşil yol” için. Onlarla sohbetler ediyor ve ayrılıyoruz.

Ormaniçi bisiklet rotası

yalova hoyuktepe orman yolu

Radartepe tırmanışı es geçiyor ve direkt ormana iniyoruz. Orman, sonbaharı gerçekten ruhumuza işleterek yaşatıyor. Hepimizi çocuksu bir coşku kaplıyor, sert zemin toprak yolda deliler gibi iniyoruz. Bir yol ayrımında yolun biri aşağı biri yukarı inerken harita bizim yukarı çıkmamız gerektiğini söylüyor. Orman bu, süprizlerle dolu, Yalova’ya gidebilmek için önümüzde bir tepe var, ha gayret deyip 5 kmlik bir tırmanış daha yapıyoruz. Düne göre sanki daha rahat çıkıyoruz. Ormanda olmaktan mı, dünden alışan kaslardan mı yoksa içimizdeki anlamsız mutluluktan mı, bir çırpıda bitiyor yokuş.

hoyuktepe orman mola

Güneş gülümserken bir mola veriyoruz, silah sesleri duyuluyor, avcılar olabilir.

Çamur takımı

yalova hoyuktepe orman çamur

Son inişe geçiyoruz ki yolda su birikintisi ve çamurlu bir geçiş var. Burda grubumuz tekrar ikiye ayrılıyor ve “çamur takımı” doğuyor. Tolga ile ben onları kameraya alırken çamur ekibi çamura bulanıp deliler gibi eğleniyorlar. Hayatı her an ağzı açık gülerek, eğlenerek yaşamak işte bu. Ve tabi kirlenmek güzeldir! İnişe devam ederek Kazimiye köyü kahvesine kadar geliyoruz.

hoyuktepe çamur takımı

Orda çay bisküvi molası vererek çamurlanmış bisikletleri ve ıslanan ayakları izliyoruz.

Dönüş yolu

yalova pendik dönüş

Sonrası ver elini Yalova-Pendik feribot iskelesi. Biletlerimizi alıyoruz. Hatta bir kız cyclistcaveman sırada beklerken ona karşılıksız biletini veriyor. 16.00’da feribottayız, moturlu turculardan çay, simitçiden de simitimizi aldığımız gibi yerlerimize oturup feribotun keyfini çıkarıyoruz. İstanbul’a vardığımızda Tolga’yı Tuzla’ya uğurluyoruz ve biz Pendik-Caddebostan yolunu pedallamaya koyuluyoruz.

700binkm veledrom maltepe

Veledroma tur bisikletleriyle giriyoruz, çamur ekibi deliler gibi parkuru turlayıp çığlık çığlığa eğleniyor. Ve haftasonu maceramız Sahrayıcedit’te bir sonrakini şimdiden planlamak üzere son buluyor. Çok yakında Istarancalar’da buluşmak üzere…

Tur boyunca bol bol fotoğraf çeken cyclistcaveman ve piksel tutkununa çok teşekkür ederiz.

Höyüktepe turumuza ait videomuz 700binkm youtube kanalımızda yayında!

Rotayı pedalşörler grubunun lideri Ahmet Yarlıgan’nın wikiloc hesabı (kızıltilki) ndaki rotadan takip ettik.

Detayı:

Powered by Wikiloc
Galeri

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.